Aşk, Ayrılık, Gözyaşı ve Ölüm
Tüm aşk sözcükleri beklemekten yoruldukları için teker teker fire vermeye başladılar sevgili.

Önce ilk sırayı “aşk” aldı. Ben olmasam diğerlerinin ne anlamı kalırdı ? dedi geceye kendinden emin tok bir sesle.

Gece şöyle bir silkindi uzun uzun aşkı seyrettikten sonra sözü devraldı dedi ki:

Ey aşk !Tüm aşklar geceleri dile gelir ve yüreklerde meydana gelen duygusal kıvılcımların özü bende gizlidir. Sen damla damla yağarken gönüllere geceleyin, dört duvar arasında insanlar benim sayemde gözyaşlarından ummanlar meydana getirir.

Sen kendini benle bir mi tutuyorsun ey leyl-i küstah diye şahlandı “gözyaşı”
Benim kalpte sızıların çağladığı umman, benim gönüllerden kopup gelen sevdanın ilk durağı olan kahraman.

Ben olmasam yumuşar mı sanıyorsunuz gönüller? Öz yanacak ki göz ağlasın göz ağlayacak ki aşıklar birbirine daha çok bağlansın.

Sen ağlayana değil ağlatana bak dedi “ayrılık”

Benim aşık ile maşukun arasını açan düşman. Eninde sonunda tüm aşklara bir yerden bulaşır yakarım canlarını.
En kötü düşman benim! Benden daha kötü kim olabilir ?

Ben diye cevap verdi bir ses. Bu öylesine soğuk öylesine korkunç bir sesti ki aşk ayrılık gözyaşı hepsi bir anda sus pus oldular.

Ben dedi : Ben ansızın çalarım kapıları
Ne aşk bırakırım orta da ne gece ne gözyaşı ne ayrılık
O kadar yakarım ki canı kavururum kalpte sızı aşkları

Kimim ben diye merak edenlere söyleyeyim.

“ölüm”’üm ben.

Ben gelmeden itiraf edin sevginizi tez elden