MUSTAFA KEMAL'İN ATI,forum mavis atatürk şiirleri

FoRuM MaViŞ'e FACEBOOK, Resmim.net ve HIZLIRESİM.COM aracılığı ile resim, gif vb. görseller kesinlikle eklenmemesi önemle rica olunur. Eklendiği an görevli arkadaşlar tarafından silinecektir!!
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    PRoFeSSioNaL isimli Üye şuanda  online konumundadır PRoFeSSioNaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Technic Admin
    Üyelik tarihi
    Aug 2013
    Mesajlar
    2.282

    Seviye: 46 
    Tecrübe: 5.219.585
    Sonraki Seviye: 6.058.010

    Konular
    1009

    Standart MUSTAFA KEMAL'İN ATI,forum mavis atatürk şiirleri


    MUSTAFA KEMAL'İN ATI,forum mavis atatürk şiirleri

    Daha da parlamıştı güzelleşmişti al at
    Mustafa Kemal'in bindiği günden beri.
    Sanki bilinmez bir rüzgârla dolmuştu
    Göğe göğe kalkıyordu alevden başıyla
    Uçar ayaklariyle oyuyordu yeri.

    Kimseyi bindirmiyordu üstüne artık
    Bindirmez ya, Mustafa Kemal'in atı o.
    Bunca at arasında neden onu seçmişti,
    Nasıl tutmuştu ak elini alnında
    Artık dağın taşın saltanatı o

    Çok zorladı suvari alayının yiğit binicileri
    Al ata binebilmek imkânsız.
    Öyle damarlanıyordu ki derisi bir sızı duyuyorlardı.
    Öyle çılgınlaşıyordu ki köpük köpük
    Nerdeyse düşecekti nârin allığıyla cansız.

    Alay kumandanı aldı işi demir avucuna
    Bir alay bir ata vuramaz mı gem?
    Kendi denedi yanık bilgisiyle yılların,
    Sustu karşıdan dehşetle, kaygıyla, hayranlıkla bütün suvariler
    Al at, al at, deli ve muhteşem.

    Aylar geçti aradan
    Binicisiz al at başı boş dolaşıyordu.
    Arpanın yulafın samanın vakti kurudu kara toprakta,
    Alaya öyle nekes günler geldi ki
    Kısmette bir avuç ot bile bulmak zordu.

    Atların yemleri gayri kısık mı kısık
    Azbuz ağaç kabuğu, keçi boynuzu, küsbe.
    Söyleniyordu öbür atlar aralarında al at için
    "Bizimle torba takan bu, ne işe yarar,
    Bu, at değil süs be."

    Suvariler düşündü ki kısıma küçücük bir çare var.
    Nasıl olsa faydasız,
    Parmakları acılı, gözleri bulanık,
    Bir sabah tımarında al atı saldılar.

    Hemen çekildi al at bozkıra
    Ancak bir kuşun atımı, ne çok ne az.
    Alay nereye gitse o da peşinde gidiyordu ufuktan,
    Kötülüyordu, bakımsız gün gün garip,
    Felek kimsede parıltısını bırakmaz.

    Öyle incelmişti ki boşlukta
    Yaşıyan sanki rüzgârlarıydı.
    Eski sevdalar kadar uzak,
    Bir yaprak düşmüştü içinden,
    Sarıydı.


    Al at çağırmalarını duymazlığa getiriyordu,
    Pişman olmuştu suvariler ta baştan ama.
    Yalnız ilişiğini kesmemişti hiç
    Dağdaki boz kayadan kızaran gök üstünde hareketsiz duruyordu
    Her akşam istiklâl Marşı'yla yapılırken yoklama.
    .......................................
    Bir gün girdi alay en çetin savaşına
    Kılıçtan arta kaldı toprak.
    Yaya cengi can komadı alanda
    Açıldı göğe doğru
    Gönülle al kan, göğüsler ak.

    Sürdü döğüş akşamaca
    Şanlı alay çekilmek emrini aldı.
    Ağırdı sillesi kaderin
    At kopmuş, kılıç kopmuş, göğde kopmuş
    Suvari alayı koca bir masaldı.

    İşte ansızın hücum dört nalında al at
    Gelirdi alayın önüne düşman tarafından, geri giderdi.
    Şaşırdı herkes,
    Herkes düşündü söylediğini ecelin:
    Al at acap en derdi?

    Sezdi alay kumandanı durumu hemen
    At bin diye haykırdı yönlere
    Yel oldu ölümlerden öte cümlesi,
    Vardılar bir solukta yamaçlardan
    Düşmanın ardçı koyup kaçtığı yere.

    Düştüler peşine yurda el atmışların,
    Buğday büyüyüşiyle rahat,
    Su çağlayışıyla çabuk,
    Yıldız akışıyla şahlanmış
    En önde bir sancak misali al at.


    Alay uzandı gerisine doğru büyük düşman birliklerinin
    Saldırırken cephelerden ordu.
    Kılıç aydınlığı doldurmuştu bayırı düzü gökçe,
    Parlarken kuvvet üstünde hak
    Can ecelden görünmüyordu.
    ....................................

    Zaferden sonra çok aradı alay Mustafa Kemal'in al atını
    Al at sır olmuştu yaşamakta.
    Kimi uçmuş dedi ardına göğün,
    Kimi yatır olmuş dedi vatanın yüce uykusu kadar
    Ama bir parıltı vardı uzakta

    Ki parlar bağzı günler akşam yoklamasında
    Bir yele, bir köpük, bir dört nal hızıyla batı.
    Nakşolur mavilik üstüne efsaneden
    Bin kırmızıyla, bin rüzgârla, bin şahadetle
    Mustafa Kemal'in al atı


    Behçet Kemal ÇAĞLAR
    Konu Bilgileri

  2. #2
    prenses-deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır prenses-deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2014
    Mesajlar
    1.803

    Seviye: 44 
    Tecrübe: 3.662.583
    Sonraki Seviye: 4.297.834

    Konular
    251

    Standart

    emeginize saglik güzel paylasim için tesekkürler

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Çık
Review http://www.forummavis.com/ on alexa.com
İhbar
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız BURAYA tıklayarak bildirebilirsiniz.
Tüm Hakları FoRuM MaViŞ.CoM'a Aittir